Anasayfa / Genel / Pilotlar gibi düşünmek iş dünyanızda başarı sağlar mı?

Pilotlar gibi düşünmek iş dünyanızda başarı sağlar mı?

Bir zamanlar yabancı bir dergide, başarılı birçok şirketin yöneticilerinin eski jet pilotları olduğunu okumuştum.

Makalede; bu insanların günümüzün hızla değişen ekonomik şartlarında, süratle muhakeme yapabildikleri,  kısa sürede karar verdikleri ve hemen harekete geçtikleri için başarılı oldukları üzerinde duruluyordu.

Aşağıdaki yazı da bu nedenle ilgimi çekti ve sizler için millileştirdim. Yani meal değil bir nevi tefsir yaptım :-)

3d14

İşinizi Geliştirmek İçin Pilot Gibi Düşünün (Martin Leghart Jr)

Pilotların düşünce süreci, iş dünyanızda size başarı sağlayabilir mi?

Genç bir delikanlıyken her zaman uçmayı hayal ettim. Lisedeyken pilot olmaya karar verdim. Fakat ailem ise sadece uçmayı değil, bunun nasıl mümkün olduğunu da öğrenmem için beni havacılık mühendisi olmaya ikna etti.

Uzun yıllar önceydi ve bu hayallerim kuyumculuk işine başlamam ile bitti. Ben yine de çocukluk hayalimin peşini bırakmadım.

2002 yılının yazında uçuş dersleri almaya başladım ve sadece 2,5 yıl sonra Özel Pilot Lisansımı (PPL) aldım.

Havada uçmak için mücadele etmek ve uçmanın verdiği özgürlük duygusu, en az iş dünyası kadar olağanüstüdür.

Ve eğer bir uçağı havada tutmak istiyorsanız çok GÜÇLÜ ve AKILLI bir karar verici olmanız gerekiyor.

Pilotaj eğitimim sırasındaki derslerde  “Aeronautical Decision Making” yani “Havacılıkta Karar Verme” sürecini öğrendim. Bu süreç, pilotlara riski nasıl yöneteceğini tavsiye etmekte ve tehlikeler artınca riski en aza indirmek için tasarlanmış altı aşamalı sürekli karar verme döngüsünü ortaya koymaktadır.

“DECIDE” modeli bir “KARAR” verme sürecinin kısaltmasıdır.

D…… Detect……Algılama
E…… Estimate……Tahmin etme
C…… Choose……Seçme
I……. Identify……Tanımla
D….. Do……Uygula
E….. Evaluate……Değerlendir

Bu model; tehlikeyi tek başına azaltmaz, ama bunun yerine tehlikelerin tanıması ve tehlike üzerinde etkili ve olumlu değişikliklerde bulunması için karar vericiye yani pilota yardım eder.

Bu modeli işinizde de aynen kullanabilirsiniz diye düşünüyorum.

Uçuşta olduğu gibi iş dünyası da tehlikelerle doludur. Bazen bu tehlikeler kaçınılmazdır. Beklenmeyen kötü hava koşulları (kötüleşen piyasa koşulları), yakıt ikazı (düşük stok seviyeleri), motor arızası (ürün kusurları) veya hava sahanızdaki diğer uçak (piyasaya giren yeni rakipler)… Bu tehlikeler karşısında riski yok etmek veya azaltmak için sağlam bir temele dayanan akıllı karar verme becerilerinizin olması gerekir.

Birinci Adım: Bir değişiklik olduğunda gerçekten ne olduğunu ALGILA veya TESPİT ET

Bu akıllı karar verme sürecinin ilk adımı bir değişiklik meydana geldiğinin tespit edilmesidir. Siz veya ekibiniz bunu görmekte başarısız olursa er veya geç mahkum edilebilirsiniz. İşinizde daima normalin dışında gelişen şeylerin farkında olun.

Uçuşta motor sesi monotonlaşabilir ve bir süre sonra pilot bu sesi takip etmez. Fakat motorda bir tekleme, sesinde değişiklik yani herhangi bir problem olduğunda ne olduğunu anlamak ve sorunu çözmek için daima dikkatli olmanız gerekir.

İş hayatında da daha önce yaşanan ve yaklaşan tehlikeleri algılayabilmek için değişikliklere karşı hassasiyetimizi yüksek tutmalıyız. Örneğin; aynı döneme nazaran satışlarda bir düşme varsa, bunun neden değiştiğini anlamak için karar verme sürecini kullanmalı ve riski asgariye indirmenin yolunu bulmalıyız.

Aksine satışlar normalden daha iyi ise; daha fazla satış yapabilmek için yine değişimin nedenini bulmayı tavsiye ederim.

İkinci Adım: Değişikliğe karşı hareket tarzı ihtiyacını TAHMİN ET.

Bir karar verici olarak, bir değişikliği algılayıp tanımladıktan sonra, değişikliğe karşı tepki, cevap veya reaksiyon gerekip gerekmediğine karar vermelisiniz. Bazen risk veya tehlike tepki gösterecek kadar büyük değildir. Bazen ise tepki zorunlu olabilir.

Bir yıl önce idi; ana üssüm olan California, Fullerton havaalanından (KFUL) Carlsbad’daki McClellan-Palomar Havaalanına (KCRQ) uçuyordum. Bir kız arkadaşım ile birlikte ailemle buluşup erken bir akşam yemeği yemek üzere uçuyorduk. Uçak kiralıktı ve akşam 18:00’de geri vermem gerekiyordu.

Uçuşun rotasının yarısına geldiğimizde gidiş meydanımızda havanın kötüleştiğini ve bu nedenle yer operasyonlarının geciktiğini öğrendim. Bu iyi haber değildi.

Eğer hava hızla kapatırsa oraya bile inemeyecektim. Emniyetle insem bile gecikmeli uçuş operasyonları yüzünden kötü hava benim yerde geçirdiğim zaman sırasında ilerleyecekti bu da Fullerton için tekrar kalkışımın mümkün olmayacağını gösteriyordu.

Ben bu değişikliğe reaksiyon gösterme ihtiyacını tahmin/tespit ettim ve yolun yarısından eve geri döndüm. Ailemle olan akşam yemeğini kaçırdım fakat bu verebileceğim en emniyetli ve ekonomik karardı.

İş dünyasında da değişikliklere uygun şekilde reaksiyon gösterme ihtiyacını tahmin etmeniz gerekir. Birinci adımdaki örneğimize dönersek, satışlar biraz düşükse (diyelim ki %2) ve endüstri veya yerel pazar trendi -% 3 ise; herhangi bir reaksiyon göstermeye gerek olmayabilir.

Fakat, pazar %4 artış gösteriyorken sizinki %6 düşüyorsa ki 10 puan fark demektir. Reaksiyon göstermem gerektiğini düşünürüm.

Üçüncü Adım : Başarı için istenilen sonucu SEÇİN.

Eğer bir değişiklik oluştu ve daha sonra değişikliğe yanıt vermek gerektiğini tahmin ettiyseniz artık arzu edilen sonucu veya çıktıyı da seçmelisiniz. Yani bir değişiklik gördünüz ve bu değişikliğe reaksiyon ihtiyacındasınız. Fakat nihai amacınız nedir?

Bir pilot acil bir durumla karşı karşıya kaldığında sırasıyla düşüneceği ve yapacağı öncelikli üç şey vardır:

Bunların İngilizcesi Aviate, Navigate, Communicate olarak ifade edilir.

Yani Uçağı Uçur – Seyrüsefer Yap – İrtibat Kur anlamına gelir.

Biraz açarsak; uçağı gerekli kumandaları vererek uçurmaya devam edilmeli, alçalmak, tırmanmak düz uçmak veya iniş yapmak için gerekli uçuş aletlerini veya görsel referanslar kullanmalı ve tüm bu olanlar niyetimiz ile birlikte hava trafik kontrolörüne (ATC) bildirilmelidir.

ATC sizin probleminizi direkt olarak çözmeyecek fakat hava sahanızdaki trafiği sizin için düzenleyecek, size alan yaratacaktır. Bu durumlarda genelde ATC (hava trafik kontrolörü), pilotlara daima “Niyetiniz Nedir?” sorusunu soracaktır ki size niyetinize göre yardım edebilsin.

İş sahibi olarak bir değişiklik tespit ettiğinizde ve reaksiyon göstermek için birşeyler yapmanız gerektiğinde NE OLMASINI İSTEDİĞİNİZE karar vermelisiniz. Kendinize “Amacım veya Niyetim nedir?” diye sormalısınız. Bu işin nasıl bitmesini istiyorsunuz?

Durumu çözmek için yapmanız gereken görevlerden bahsetmiyoruz. Sadece nasıl bir son durum, nihai hedef veya sonuca ihtiyacınızın olduğunu bilmeniz gerekiyor.

Satışlardaki 10 puanlık azalma durumunda, istenilen sonuç en azından yerel pazar eğilimine eşit olmalıdır. Bu da -%6 yerine +%4’lük satış hedefi demektir.

Dördüncü Adım: Başarıyla değişikliği kontrol edebilecek eylemleri TESPİT et.

Tamam, şimdi değişikliği tespit ettik, değişime cevap vermek gerektiğini tahmin ettik ve istenen bir sonuç seçtik. Şimdi tehlikeyi ve riski azaltacak ve değişikliği başarıyla kontrol edecek eylemleri tespit etmemiz gerekiyor.

PPL (private pilot’s license) yani Özel Pilot Lisansımı almak için FAA Kontrol Pilotu ile kontrole girmeden önce, hazır olduğumu ispat etmem için uçuş okulunun baş pilotu ile uçmam gerekti. Kaliforniya, Corona üzerinde uçuyorduk, aniden motor teklemeye başladı. İkimiz de aynı anda değişikliği farkettik, hızlı hareket etmek gerektiğini tespit ettik ve motoru daha fazla zorlamadan çalıştırmak ve motor dursa bile emniyetle iniş yapmaya karar verdik.

Eğitimini aldığımız gibi uçağın acil durum prosedürleri kontrol listesini bir yandan uyguladık. Bu durumda motoru sorunsuz bir şekilde çalıştırmak amacına yönelik uygulamamız gereken 6 adım vardı.

Bu 6 adımı uygularken aşağıda inebileceğimiz bir yol, otoban veya futbol sahası arıyor aynı anda 9 maddelik durmuş motorla emniyetli iniş için hazırlanıyorduk. Fakat kısa bir süre sonra (ki bana çok uzun geldi) motor sesi düzeldi ve neyse ki başka bir sorun yaşamadan meydana geri döndük.

İşinizde de istenen sonucu elde edecek hangi adımları atacağınızı veya hareket tarzlarını uygulayacağınızı bilmeye ihtiyacınız vardır. Satışlar dibe vurduysa ve artırmak istiyorsanız. Ya da örneğimizde olduğu gibi en azından piyasa ile aynı seviyede kalmak istiyorsanız kendinize şunu sorun: “Pazarın geri kalanı ne yapıyor? Belki biz de amacımıza ulaşmak için aynısını yapabiliriz.”

Müşterilerin ilgisini daha fazla çekmem gerekir mi? Ürün seçimim ve fiyatım nasıl? Pazarlamada etkin miyim?

Araştırma ve değişikliği kontrol etmek için yapılması gereken eylemleri belirlemek için zaman ayırın.

Beşinci Adım : Gerekli önlemleri UYGULA.

Gerekli değişikliği kontrol etmek için yapılması gereken eylemleri tespit ettik, şimdi yapma zamanı. Eylem listeleri üzerinde kararsızca oyalanmanın bir faydası yoktur. Değişiklik, siz gerekli tedbirleri alıncaya kadar yayılmaya ve işinizi etkilemeye devam edecektir.

Eğer piste son yaklaşmada yüksek kalmışsam emniyetle iniş yapabilmek için gerekli tedbirleri biliyorum; Gazı keserim, süratimi kontrol altında tutarım. Aksi halde piste geldiğimde meydandan yüksekte kalırım. Aksi durum; uçağım alçak kalmışsa güç eklemem ve irtifamı tekrar uygun hale getirmem gerekir. Yoksa piste varamadan yakın bir yere toprağa iniş yapmak zorunda kalırım.

Gerekli tedbirleri UYGULAmadığınız sürece değişikliği kontrol edemeyiz.

Ani DiFranco’nun “wishin and hopin” adlı şarkısındaki gibi istek ve ümitlerle uçağınız sihirli bir şekilde pisti kendi kendine bulamayacaktır.

Aynısı iş için geçerlidir. İstediğiniz sonuçları elde edecek gerekli değişimi, önlemleri ALMAK/YAPMAK zorundasınız. İstek ve ümitleriniz, riskinizi değiştirmeyecek veya azaltmayacaktır.

Altıncı Adım : Değişiklik adına yapılan eylemlerin etkilerini DEĞERLENDİRİN.

Ne iyi ki değişimi kontrol edeceğimizi düşündüğümüz ve gerekli önlemleri aldığımız noktaya geldik. Yalnız bu eylemlerin etkilerini değerlendirmediğimiz sürece eylemlerin etkilerini nasıl bileceğiz. Değişimle başa çıkmak için kullandığımız bu eylemlerin başarılı veya başarısız olduğunu ölçmemiz gerekir.

Daha önce son yaklaşmada uçağımın iniş için alçak kalması durumunda ilk hareketimin güç eklemek veya gaz açmak olduğunu söylemiştim. Ne kadar gaz açacağımı ne kadar alçak kaldığım belirler. Çok az alçak kaldıysam ve çok fazla gaz eklersem bu sefer de yüksek kalırım. Diğer yandan çok az gaz eklersem hala alçak kalmaya devam ederim ve piste yetişemem.

Her iki durumda da hareketimin etkilerini, tehlikeyi azaltıp azaltmadığı noktasında değerlendiriyorum. Hareketimi istediğim amaca ulaşabilecek şekilde ayarlıyorum.

İş dünyasında da aynıdır. Değişikliğe karşı kullandığımız eylemlerimizin etkilerini değerlendirerek, gerekli ayarlamaları yapma imkanı elde ederiz. Zamanla ve tecrübe ile ne kadar eylemin ne kadar sonucu olacağını ve değişim yaratacağını öğrenir gelecek sefere daha doğru miktarda ve şiddette hareket tarzınızı ayarlayabilir hale gelirsiniz.

KARAR (DECIDE) modelini harika yapan şey sürekli döngüsü olan bir süreç olmasıdır.

Başka bir deyişle eylem ya da eylemlerinizden biri değişimi şiddetlendirirse veya yeni risklere sebep olursa olumlu bir değişim gerçekleştirmek için modeli yeniden çalıştırabilirsiniz.

Martin Leghart Jr
Consultant Seeking Opportunities
Think Like a Pilot to Improve Your Business

 

İlginizi Çekebilir

radiation-cloud-flight-plane-threat-safety-unsafe-585381

UÇUŞ ve RADYASYON

UÇUŞTA HANGİ RADYASYON TİPLERİNE MARUZ KALIRIZ ? KOZMİK RADYASYON; Uzayın derinliklerinden gelen iyonların, gökyüzünden yere …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir